2014'deki En Temel Hareket 'İhracat Olacak'

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, ekonomide yaşanan gelişmelere ilişkin öngörülerini İSTOÇ Hayat okurlarıyla paylaştı:
2014'deki En Temel Hareket 'İhracat Olacak'

“2014 yılında dünya ekonomisinde kırılgan ve zayıf bir ekonomik düzelme gerçekleşecek. Bu noktada, küresel ekonomiye eklemlenmiş bir ekonomi olan Türkiye’nin 2014 yılındaki en temel hareket alanı “ihracat” olacak. 9

Türkiye ve dünya ekonomisi için 2013 nasıl bir yıl oldu? 2014’te Türkiye’yi neler bekliyor?

 

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, ekonomide yaşanan gelişmelere ilişkin öngörülerini İSTOÇ Hayat okurlarıyla paylaştı:

 

Türkiye ve dünya ekonomisi açısından 2013 yılı nasıl geçti?

2013 yılı iş dünyası açısından 2010-2011 dönemiyle kıyaslandığında zayıf,2012’yle kıyaslandığında ise olumlu geçti. 2013 yılını yüzde 4’e yakın bir ekonomik büyümeyle kapattık. Ancak bu büyüme, potansiyelimizin altında bir performanstır. İhracat tarafında sıkıntılarımız vardı, nitekim 2013 yılını ihracatta yüzde 0,4 azalarak, 151 milyar 812 milyon dolarla kapattık. 

 

Sanayi üretimi de iç talep ağırlıklı olarak büyümesini sürdürmeyi başardı. Ülkemizde sanayi sektörü, ekonominin itici gücünü oluşturuyor. Sanayi sektörü Türkiye toplam katma değerinin yüzde 20’ye yakınını üretirken, yaklaşık 5 milyon kişiye istihdam yaratıp, ihracat gelirimizin yüzde 96’sını sağlıyor.

 

Son yıllarda özellikle tekstil, otomotiv, inşaat malzemeleri, gıda ve beyaz eşya gibi sektörlerin ihracatında yaşanan büyük sıçramalarla Türk sanayi sektörünün ürettiği mallar dünyanın dört bir yanında tüketiciye ulaşıyor. Bu rakamlara elbette sanayi sektörünün inşaat, ticaret ve finans gibi hizmet sektörlerine, ileri ve geri dönük bağlantıları üzerinden sağladığı katkılar dahil değildir. Bu katkılar da dikkate alındığında sanayi sektörünün ekonomiye yapmış olduğu katkı daha da artıyor. Bu ağırlığıyla sanayi sektörü Türkiye ekonomisindeki gelişmelerde belirleyici rol oynuyor.2013 yılı büyüme rakamları açıklandı. Yüzde 4 ile 2014-2016 Orta Vadeli Program’a uygun bir büyüme rakamı çıktı ortaya. Bu büyüme rakamlarına baktığımızda şunu söyleyebiliriz. İmalat sanayisi katma değeri, büyümeye paralel bir oranda büyümeye katkı sunuyor. Sonuç olarak sanayi sektörü, tüm sorunlarına rağmen yoluna devam etmeye, istihdamını, üretimini ve rekabet gücünü korumaya çalıştı.Türkiye için 2014 yılının birçok parametrede çok kritik bir yıl olarak yaşanması bekleniyor.

 

Sizce Türkiye, 2014 yılına ekonomik açıdan nasıl bir giriş yaptı? Yıl sonu için öngörüleriniz neler? 

2014’e baktığımızda sinyaller biraz karmaşık. ABD’de bütçe ve borç tavanı krizi çözülebilirse ve ekonomik veriler beklenenden olumlu gelirse FED’in parasal genişlemeyi önümüzdeki yılın başında durdurması gündeme gelecek. Bu durumda, dış finansman ihtiyacı yüksek olan Türkiye gibi ülkelerden sermaye kaçışına bağlı olarak ciddi faiz artırımları kaçınılmaz hale gelecektir. İhracat performansımızın güçlenmesi için Euro Bölgesi’ndeki canlanma bir hayli önemli.

 

Avrupa’da toparlanma yönündeki belirtiler artıyor. Ama orada da deflasyon baskısı borç krizindeki ülkeler için önemli bir risk. Bir de önümüzdeki üç yıl içinde ülkemizde arka arkaya üç seçim olacağını ve bu ortamın yarattığı siyasi belirsizlikleri eklediğimizde, 

2014 yılının Türkiye açısından zor ama fırsatlar barındıran bir dönem olacağı sonucuna ulaşıyoruz. Özetle, 2014 yılında dünya ekonomisinde kırılgan ve zayıf bir ekonomik düzelme gerçekleşecek. Bu noktada, küresel ekonomiye eklemlenmiş bir ekonomi olan Türkiye’nin 2014 yılındaki en temel hareket alanı “ihracat” olacak. Kurdaki yükselmenin etkisiyle ihracat pazarlarında Türkiye’nin yakalayacağı performans artışı ülkemiz ekonomisi için son derece önemlidir. Türkiye’nin 2014 yılında yaşayacağı büyümenin arkasındaki itici güç “ihracat” olacaktır


Eklenme Tarihi : 13/05/2014
Bu haber 761 kez okundu.